Lütfen üstte bulunan menüden (≡) Diğer Bölümlere geçiniz
20 Eylül 2018

Harita Bilgisi

Harita Bilgisi

HARİTA NEDİR: Dünya’nın tamamının yada bir bölümünün kuşbakışı görüntüsünün belli bir oranda küçültülerek bir düzlem üzerine çizilmesine harita denir.

KARTOGRAFYA: İzdüşüm yöntemleri ve bunlardan yararlanarak harita çizimi yapan bilim dalına kartografya adı verilir.

FOTOGRAMETRİ: Haritaların yapımında havadan çekilen fotoğraflardan yararlanılmaktadır.Bu yönteme fotogrametri adı verilir.

BİR ÇİZİMİN HARİTA  ÖZELLİĞİ TAŞIYABİLMESİ İÇİN

1.Kuşbakışı görünümün esas alınması

2.Çizimin belirli bir ölçeğe göre yapılması

3.Küresel yüzeyin düzlem üzerine geçirilmesi

Bir çizimin harita niteliği taşıyabilmesi için mutlaka ölçek bulunmalıdır. Ölçeksiz olarak yapılan çizimler harita olarak kabul edilmez.

BİR HARİTA OLUŞTURULURKEN ÖNCELİKLE BELİRLENMESİ GEREKEN UNSURLAR

1.Haritanın kullanım amacının ve  uygun konu başlığının belirlenmesi

2.Haritası yapılacak yerin alanına ve kullanılacak düzlemin büyüklüğüne uygun küçültme oranının(ölçek) belirlenmesi

3.Çizim yönteminin belirlenmesi(Projeksiyon)

4.Kuşbakışı görünümün sağlanması

5.Coğrafi koordinatların(paralel ve meridyenlerin) gösterilmesi

6.Coğrafi koordinatların gösterilmediği küçük alan çizimlerinde yön işareti konulmalıdır.

7.Özel işaretler (Lejant) bölümü belirlenmelidir.Bu bölüm,haritalarda kullanılan tüm işaret ve renklerin ne anlama geldiğini gösterir.

İZ DÜŞÜM (PROJEKSİYON)

Dünya’nın küresel şeklinin düzlem üzerine aktarılması sırasında izdüşüm (tasvir)uzunluk, alan ve açılarda bozulmalar(deformasyon) meydana gelir. Engebenin fazla olduğu ve geniş alanların gösterildiği haritalarda hata oranı artar.Engebenin az olduğu ve küçük alanların gösterildiği haritalarda hata oranı daha az gerçekleşir. Bu coğrafi unsurların aynı haritada tamamen doğru gösterilebilmesi  bu gün için mümkün değildir. Ancak bozulmaların azaltılması amacıyla projeksiyon adı verilen çizim yöntemlerinden faydalanılır.

Küre yüzeyinin düzlem üzerine aktarılması sırasında meydana gelen bozulmalar;

1.Açılarda

2.Uzunluklarda

3.Alanlarda

oluşabilmektedir.

Meydana gelen bozulmalar çizim ölçeğine, ölçülecek bölgenin yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak değişen ölçülerde oluşabilmektedir. Alan koruyan projeksiyonlar büyük açı deformasyonlarına, açı koruyan projeksiyonlar ise büyük alan deformasyonlarına neden olurlar. Bu bozulmaların azaltılması amacıyla  açılabilir bir yüzey üzerine kürenin projeksiyonu yapılır. Açılabilir bu yüzey bir düzlem, bir silindir veya bir koni olabilir.

PROJEKSİYONUN YÜZEYİNE GÖRE

A.SİLİNDİRİK PROJEKSİYON(ŞEKİL KORUYAN PROJEKSİYONLAR):

Saydam küre üzerine kıtaların sınırları ile paralel ve meridyenler çizilir,kürenin merkezine bir ışık kaynağı yerleştirilir.Işığa duyarlı kağıt, silindir haline getirilerek küre üzerine sarılır.Kağıt üstüne düşen gölgeler belirlenir.

 BU YÖNTEMDE:

1.Özellikle Ekvator ve çevresi gerçeğe yakın biçimde çizilebilmektedir.

2.Meridyenler paralelleri dik olarak keser bu nedenle açılar, gerçek durumuna uygun olarak çizilebilir.

3.Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe alanlarda bozulma meydana gelir. (Gerçekten daha büyük görünür) Bu haritalarda,Görönland Adası Avustralya kıtası kadar görünür.

4.Bu yöntem deniz ve hava yolu ulaşımında kullanılan haritaların hazırlanmasında kullanılır.

B.DÜZLEM PROJEKSİYON (ZENİTAL VEYA AZİMUTAL-AÇI KORUYAN PROJEKSİYONLAR):

Bir düzlemin kutup noktasına teğet biçimde küre üzerine yerleştirilmesiyle elde edilir.

 

BU YÖNTEMDE:

1.Bozulmanın en az olduğu alan kağıdın küre yüzeyine temas ettiği (kutuplar çevresi)yerde gerçekleşir.Bu noktalardan uzaklaşıldıkça bozulma artmaktadır.

2.Açılar korunur.

3.Şekil ve alanlarda bozulmalar meydana gelir.

4.Özellikle dar alanların ve büyük ölçekli haritaların çiziminde kullanılır.

C.KONİK PROJEKSİYON(ALAN KORUYAN PROJEKSİYONLAR):

Işığa duyarlı olan kağıt koni biçiminde kullanılır. Kağıt orta enlemlere değecek biçimde küre üzerine yerleştirilir.

BU YÖNTEMDE:

1.Bozulmanın en az olduğu alanlar orta enlemlerdir.Bu nedenle özellikle orta enlemler ve çevresindeki alanların çiziminde kullanılır.

2.Orta enlemlerden kutuplara ve Ekvatora doğru gidildikçe şekillerde büyüme ve bozulmalar meydana gelir.

3.Bu projeksiyonlarda meridyenler kutuplarda birleşir.Bu nedenle alanlar gerçeğe yakın olarak çizilir.

4.Meridyenler paralelleri her yerde dik kesmediğinden şekil,açı ve bunlara bağlı olarak uzunluk oranlarında bozulmalar meydana gelir.

5.Alan hesaplamalarında bunlar kullanılmalıdır.Aksi halde doğru sonuçlara ulaşılamaz.

Projeksiyonlar projeksiyon şeklinin duruş biçimine göre ve ışık kaynağının yerine göre de sınıflandırılmaktadırlar:

PROJEKSİYON ŞEKLİNİN DURUŞ BİÇİMİNE GÖRE

1.Kutupsal (normal) Projeksiyonlar: Projeksiyon yüzeyi kutba teğettir.

2.Ekvatoral (transversal) Projeksiyon: Projeksiyon yüzeyi Ekvatora teğettir.

3.Eğik (oblik) Projeksiyonlar: Projeksiyon yüzeyi herhangi bir noktaya teğettir.

4.Kesici Projeksiyonlar: Düz,silindirik veya konik yüzeyli projeksiyonlar küreyi kesiyorsa,kestikleri noktalara göre isim alırlar,Kutupsal kesici, Ekvatoral kesici,eğik kesici projeksiyonlar.

IŞIK KAYNAĞININ YERİNE GÖRE

1.Ortografik Projeksiyonlar: Işık kaynağının sonsuzda olduğu ve paralel geldiği kabul edilir.

2.Stereografik Projeksiyonlar: Işık kaynağının küre yüzeyi üzerinde bulunur.

3.Merkezi Projeksiyonlar: Işık kaynağı kürenin merkezindedir.

HARİTA ÇEŞİTLERİ

A-KONULARINA(FONKSİYONLARINA) GÖRE HARİTALAR

1.GENEL HARİTALAR: Fiziki haritalar,topoğrafya haritaları,siyasi(idari)haritalar, atlaslar, duvara asılan fiziki ve idari haritalar,turistik haritalar ve şehir haritaları bu gruba girmektedir.Toplumun büyük bölümü tarafından kullanılabilen haritalardır.

TOPOGRAFYA HARİTALARI:

Topoğrafya haritaları büyük ölçekli haritalardır.Bu haritalar, eş yükseklik eğrileri kullanılarak yer şekilleri başta olmak üzere,akarsular,göller,denizler ve doğal bitki örtüsü gibi yer yüzüne ait fiziksel özellikler ile yerleşme yerleri,yollar,köprüler,maden ocakları,mezarlıklar,ibadet yerleri,harabeler,su kanalları ve sınırların gösterildiği haritalardır.Tüm bu unsurlar  kendilerine özgü simgelerle gösterilmektedirler.

FİZİKİ HARİTALAR:

1.Topoğrafya haritalarından yararlanılarak hazırlanırlar.

2.Yer şekillerini (kabartı ve çukurluklar) gösteren orta veya büyük ölçekli haritalardır.

3.Fiziki haritalar hazırlanırken eş yükselti ve eş derinlik eğrileri geniş aralıklarla çizilir.

4.Fiziki haritalar yükseklik ve derinlik basamaklarının çeşitli renklerle gösterildiği haritalardır.Yükseltiler genel olarak yeşil, sarı ve kahverenginin çeşitli tonları,derinlikler ise açıktan koyuya doğru mavi rengin tonları ile gösterilir.

SİYASİ (İDARİ) HARİTALAR:

Siyasi (İdari) haritalar yeryüzünde veya bir kıta da bulunan ülkeleri, bir ülkenin idari bölünüşünü ve yerleşim merkezlerini gösteren haritalardır. Bu haritalardan kullanılarak uzunluk ve alan hesaplamaları yapılır.Siyasi haritalar yer şekilleri hakkında bilgi içermezler.

BEŞERİ VE EKONOMİK HARİTALAR: Nüfus yoğunlukları, dil, din ve ırkların dağılışları ile tarım, maden ve endüstri tesislerinin dağılışlarının gösterildiği haritalardır.

ATLAS HARİTALARI: Ülke, bölge ya da kıtaların tüm coğrafi özellikleriyle ilgili haritaların bir arada bulunduğu genellikle küçük ölçekli haritalardır.

2.ÖZEL HARİTALAR: Çeşitli alanların jeolojik yapısı, toprak tipleri, iklim bölgeleri, bitki örtüsü, yağış dağılışı, deprem, nüfus yoğunluğu ve  nüfus artışı gibi özel amaçlarla yapılan haritalardır.Bu haritalar belirli mesleki uzmanlığa sahip kişiler tarafından kullanılabilen haritalardır.

B.ÖLÇEKLERİNE GÖRE HARİTALAR

1.BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTALAR:

*1/200.000’den büyük ölçekli olan haritalardır.

*Topografya haritaları ve planlar (1/20.000’den büyük olanlar)büyük ölçekli haritalardır.

*1/20.000 ‘den büyük  olan haritalara plan denir. Planlar en ayrıntılı haritalardır.

*Küçültme oranı az olduğundan ayrıntı fazladır.

*Haritası çizilen alan küçüktür.

*Aynı alanı gösteren küçük ölçekli bir haritaya göre, kâğıt üstünde daha fazla yer kaplar.

* İzohipsler arası yükselti farkı (Eküidisdans-sabit aralık-eş aralık) azdır.

2.ORTA ÖLÇEKLİ HARİTALAR:

* 1/200.000 ile 1/500.000 arasındaki bir ölçekle çizilen haritalardır.

3.KÜÇÜK ÖLÇEKLİ HARİTALAR:

*1/500.000 ‘den daha küçük ölçeğe sahip olan haritalardır.

*Atlaslarda bulunan haritalar ve duvar haritaları genelde küçük ölçekli haritalardır.

*Ölçeğin paydası büyüktür.

*Gösterilen alan geniştir.

*Ayrıntı gösterme gücü azdır

*Aynı alanı gösteren büyük ölçekli bir haritaya göre, kağıt üstünde daha az yer kaplar.

*İzohipsler arası yükselti farkı fazladır.

HARİTALARDAN YARALANMA

Haritalardan yararlanılarak yapılan çeşitli hesaplamalarda, yapılacak işlemin çeşidiyle harita yapılırken kullanılan projeksiyon şeklinin uyumlu olması doğru sonuçlara ulaşılması açısından büyük önem taşımaktadır.Alan hesaplamalarında alan koruyan,açı hesaplamalarında,açı koruyan,uzunluk hesaplamalarında uzunluk koruyan projeksiyon kullanılarak yapılan haritalardan yararlanmak doğru sonuçlara ulaşılmasını sağlayacaktır.

Tüm haritalardan alan ve uzunluk hesaplamaları yapılarak yön belirlenebilir. Ancak profil çıkarma,eğim ve yükselti belirleme işlemleri sadece fiziki haritalardan yapılabilir.

ÖLÇEK

Haritaların yapımında kullanılan küçültme oranına ölçek adı verilir. Başka bir ifadeyle harita üzerindeki iki nokta arasındaki uzunluğun, arazide aynı noktalar arasındaki uzunluğa oranıdır.

Ölçekler iki şekilde ifade edilir:

1.Kesir ölçek (Nümerik-Sayısal ölçek)

2.Çizgi ölçek (Doğrusal ölçek)

1.KESİR ÖLÇEK (NÜMERİK-SAYISAL ÖLÇEK):

Küçültme oranının basit bir kesirle edilmesidir. Kesir ölçeklerde birim cm olarak gösterilir.

1/1000.000 (       1         ,  1:1000.000) kesir ölçeğinde;

1000.000

  1. Pay(1) sabittir ve birimi cm olarak gösterilir.
  2. Payda küçültmenin oranını gösterir. Payda büyüdükçe ölçek küçülür.
  3. Harita üzerindeki 1 cm.lik uzunluğun arazi üzerinde 1000.000 cm olduğu ifade edilir. Bu durumda gerçek uzunluk harita üzerinde 1000.000 defa küçültülmüştür.
  4. Harita üzerindeki her 1 cm lik uzunluk gerçekte 10 km (1000.000 cm).yi göstermektedir.

2.ÇİZGİ (GRAFİK – DOĞRUSAL )ÖLÇEK:

Bir doğru üzerinde, gerçek uzunlukların ha­ritada ne kadar uzunluğa eşit olduğunun gösterilmesidir. Çizgi ölçekte çentikler arasındaki uzaklık farkı birbirine eşittir.

**Haritanın fotoğraf veya fotokopiyle büyütülüp küçültülmesi durumunda kesir ölçek değişir bu nedenle yeniden hesaplanması gerekir. Bu işlemlerin yapılması durumunda çizgi ölçeğin gösterdiği uzunluklar aynı oranda küçülüp büyüdüğü için oranlar aynı kalır. Bu nedenle çizgi ölçek çeşitli uygulamalarda büyük avantajlar sağlamaktadır.

NOT: Bunlardan başka haritadaki coğrafi olaylarla ilgili bilgi veren grafik ölçekler veya büyük ölçekli haritalarda daha ayrıntılı ölçmeler yapmak üzere kullanılan Diagonal ölçekler gibi daha birçok ölçek çeşidi kullanılmaktadır.

A. ÖLÇEK İLE GERÇEK VE HARİTA UZUNLUĞU HESAPLAMALARI:

Bulunmak istenen değerin üzeri kapatılır.

Kalan değerler formülümüzü meydana getirir.

 

GU=Gerçek uzunluk

HU=Harita üzerindeki uzunluk

ÖP=Ölçek paydası

1.HARİTA ÖLÇEĞİNİN BULUNMASI

**Ölçeğe bağlı hesaplamalarda ölçek ne kadar büyük olursa elde edilen sonuç o oranda doğru olmaktadır.Bu nedenle en doğru sonuçlara planlar üzerinden yapılan işlemlerde ulaşılabilir.

**Haritanın ölçeği ne kadar küçülürse, haritanın alanı onun karesi kadar küçülür.

2.HARİTADAKİ UZUNLUĞUN BULUNMASI

3. GERÇEK UZUNLUĞUN BULUNMASI

Gerçek Uzunluk=Harita Üzerindeki Uzunluk x Ölçek Paydası

(GU=HU x ÖP)

Kesir ölçekte değerler cm olarak verilir.Ancak gerçek uzaklıklar km veya m olarak ifade edilir

B. ALAN HESAPLAMALARI:

Bulunmak istenen değerin üzeri kapatılır. Kalan değerler

formülümüzü meydana getirir.

 

GA=Gerçek alan    HA=Haritadaki alan    ÖP2=Ölçek paydasının karesi

1.GERÇEK ALANIN BULUNMASI

Gerçek Alan=Haritadaki Alan x Ölçek Paydasının2

(G.A=H.A x Ö.P2)

2.HARİTADAKİ ALANIN BULUNMASI

Harita Alanı (HA)= Gerçek Alan (GA)/(Ölçeğin Paydası)²

3.HARİTANIN ÖLÇEĞİNİN BULUNMASI

GERÇEK ALAN VE İZDÜŞÜM ALAN

GERÇEK ALAN: Gerçek alan arazideki yükseklikler ve çukurluklar dikkate alınarak belirlenen alandır.

İZDÜŞÜM ALAN: Arazideki yükseklikler ve çukurluklar dikkate alınmadan,her yer düzlük kabul edilerek elde edilir.

Türkiye’nin gerçek alanı  =814.578 km2

Türkiye’nin izdüşüm alanı =779.452 km’dir.

Fark=35.126 km2

Gerçek alan ile izdüşüm alan arasındaki farkın fazla olması yer şekillerinin engebeli olduğunu gösterir. Farkın fazla olması ise engebeli alanların fazla olmadığını gösterir. Türkiye’de farkın fazla olması engebeli bir arazi yapısına sahip olduğunu gösterir.

 B.EĞİM HESAPLAMALARI:

Bulunmak istenen değerin üzeri kapatılır. Kalan değerler formülümüzü meydana getirir. YF=Yükseklik farkı

YU=Yatay uzaklık   E=Eğim

İşlemlerde dikkat edilmesi gereken noktalar:

1.İki nokta arasındaki eğim topoğrafya haritalarından yararlanılarak hesaplanır.

2.Eğim % veya %0 olarak sorulabilir.

3.Yükseklik farkı m cinsinden verilir.

4.Yatay uzaklık genelde km olarak verilir.

5.İşlemler yapılırken km cinsinden verilen yatay uzaklık üç sıfır eklenerek m’ye çevrilmelidir.

C.PROFİL ÇIKARMA:

Topoğrafya yüzeyinin düşey düzlemle yaptığı ara kesite Topoğrafik profil adı verilir.

PROFİL NASIL ELDE EDİLİR:

1.Profili elde edilecek iki nokta belirlenerek bir doğru ile birleştirilir.

2.Doğrunun harita üzerinde izohipsleri kestiği noktalar ve bunların yükseltileri şerit üzerine işaretlenir.

3.Yatay bir çizgi çizilen başka bir kâğıt üzerine belirlediğimiz noktaların bulunduğu şerit konarak izohipslerin kesildiği noktalar işaretlenir.

4.Belirlenen noktalardan seçilen yükselti ölçeğine uygun uzunluğa sahip dikmeler oluşturulur.

5.Oluşturulan dikmelerin uçları birleştirilerek profil elde edilir.

PROFİLLERDEN YARARLANMA:

1.Topoğrafik profiller yeryüzünü meydana getiren çeşitli şekillerin yandan nasıl göründüğünü görmemizi sağlar.

2.Çeşitli yer şekillerinin gelişimi hakkında yorum yapmamıza imkân sağlar.

3.Farklı seviyelere sahip aşınım yüzeylerini tespit etmemizi sağlar.

4.Profillerden yararlanılarak blok diyagramlar yapılabilir.

PROFİL ÇEŞİTLERİ:

1.SÜPERİMPOZE PROFİLLER:

Bunlarda eşit aralıklarla alınan doğrulardan ayrı ayrı bir çok profil çizilir.Hepsi numaralandırılır.Daha sonra yükselti uygunluğu sağlanarak numaraları belirtilerek hepsi bir profilde birleştirilir.Bu profiller yer şekillerinin gelişimi hakkında yorum yapmamıza imkan sağlar.

2.BİLEŞİK PROFİLLER:

Süperimpoze profillerinin en yüksekte kalan kısımlarının çizilmesi ile elde edilir.

3.MÜRTESEM PROFİLLER:

Seri halde eşit aralıklarla çizilmiş profillerden yararlanılarak oluşturulur. Profiller çizilirken sırt, tepe ve vadi gibi yeryüzü şekillerine dik uzanacak biçimde çizilir. Farklı seviyelere sahip aşınım yüzeylerinin tespit edilmesi amacıyla kullanılır. Arazinin taslak şeklindeki çizimine benzer.

4.KAYDIRILMIŞ PROFİLLER: Seri halde çizilmiş profillerin birbirini maskelemeyecek şekilde sıralanması ile elde edilir. Büyük vadilerin morfolojik gelişimini yorumlamak amacıyla, basamakların belirlenmesinde kullanılır.

**Bunlar dışında çeşitli amaçlarla yapılan bir çok profil çeşidi bulunmaktadır.

HARİTALARDA YÜZEY ŞEKİLLERİNİ GÖSTERME YÖNTEMLERİ

1.RENKLENDİRME YÖNTEMİ:

Fiziki haritalarda kullanılır. Yükselti ve derinlik basamakları renklerle gösterilir. Eşyükselti eğrileriyle birlikte kullanılır. Fiziki haritalarda yükseltiler genellikle, yeşil, sarı ve kahverenginin çeşitli tonları, derinlikler ise açıktan koyuya mavi rengin tonları ile gösterilir. Fiziki haritalarda kullanılan renkler, yükselti ve derinlik basamaklarını gösterir, yer şekillerini göstermez.

Yükselti basamakları (m)  Kullanılan Renkler
0         –   200    Yeşil
200    –   500    Açık Yeşil
500    –   1000  Sarı
1000  –  1500   Turuncu
1500  –  2000   Açık Kahverengi
2000   ve üzeri Koyu Kahverengi

2.TARAMA YÖNTEMİ:

Yer şekilleri kısa, kalın, sık veya ince, uzun, seyrek çizgilerle taranarak gösterilir. Eğimin arttığı yerlerde taramanın boyu kısalır, sıklaşır ve kalınlığı artar. Eğimin azaldığı yerlerde taramanın boyu uzar, seyrekleşir ve incelir. Taramanın yapılmadığı yerler düzlükleri ifade eder. Tarama yöntemi ile harita yapımının zor olması, yükselti ve eğim bulma imkanı vermemesi nedeniyle fazla kullanılmamaktadır.

3.GÖLGELEME YÖNTEMİ:

Güneş ışınlarının yer şekilleri üzerine 45 derece açı ile geldiği kabul edilerek, ışık alan yerlerde herhangi bir işlem yapılmaz gölgelerin açık veya koyu oluşuna göre arazinin eğimi hakkında bilgi verilir. Gölgelerin koyulaştığı yerlerde eğim azalır. Yer şekilleri ayrıntılı bir şekilde gösterilemediği için günümüzde tek başına kullanılmamaktadır.

4.KABARTMA YÖNTEMİ:

Yükseltilerin belli oranlarda küçültülerek, yer şekillerinin kabartılarak gösterilmesidir. Yer şekillerini en iyi gösteren haritalardır. Oluşturulması ve taşınması oldukça zor olduğu için kullanışlı değildir.

5.İZOHİPS (EŞ YÜKSELTİ) YÖNTEMİ:

Yer şekilleri izohipsler yardımıyla gösterilir. Haritalarda yer şekillerinin gösterilmesinde en çok kullanılan yöntem izohips yöntemidir.

İzohips (Eş yükselti) Eğrisi: Yükseltileri aynı olan noktaları birleştiren eğrilere eş yükselti eğrisi adı verilir.

İzohips Aralığı (Eş Aralık-Ekuidistans): İzohipsler haritanın ölçeğine göre belirlenen yükselti aralıkları ile çizilir. Eş yükselti eğrilerinin aralarındaki yükseklik farkı eşittir. Bu özelliğe eş aralık(ekuidistans) adı verilir. Büyük ölçekli haritalarda aralık değeri daha az olur.

İzobat (Eş derinlik) Eğrisi: Deniz ve göl yüzeyinden dibe doğru aynı derinlikteki noktaları birleştiren eğrilerdir.

İzoterm: Yeryüzünde sıcaklığı aynı olan noktaların birleştirilmesi ile elde edilen eğrilerdir. Bunların kullanılmasıyla oluşturulan ve sıcaklığın yeryüzündeki dağılışını gösteren haritalara izoterm haritaları adı verilir. İzoterm eğrilerini ilk olarak Alman bilim adamı A.Von Humboldt kullanmış ve yeryüzünün yıllık izoterm haritalarını çizmiştir. İlk yapılan aylık izoterm haritaları H. Doven’in Ocak ve Temmuz aylarına ait izoterm haritalarıdır

İzobar: Hava basıncının aynı olduğu yerleri birleştiren eğrilere izobar (eş basınç) eğrisi adı verilir. Basınç haritalarında bu değerler deniz yüzeyine indirgenmiş olarak gösterilir. Bunlar kullanılarak yapılan haritalara Eş basınç haritası(İzobar haritası) adı verilir.

İzoseist: Deprem şiddetinin aynı derecede hissedildiği noktaların birleştirilmesi ile elde edilen eğrilerdir.

İzohyet: Eşit miktarda yağış alan noktaların birleştirilmesi ile oluşturulan eğrilere izohyet eğrileri adı verilir.

İZOHİPSLERİN ÖZELLİKLERİ 

1.İç içe kapalı eğrilerdir.

2.Yeryüzü şekillerinin yükseltilerini ve genel biçimlerini ortaya koyarlar.

3.Aralarındaki yükselti farkı haritanın ölçeğine göre belirlenir ve birbirine eşittir. (Eş Aralık-Ekuidistans)

4.Sıfır metre izohipsi deniz seviyesinden başlar. (0 m eğrisi kıyı çizgisini gösterir)

5.İzohips eğrileri birbirini kesmez.

6.En alçak yeri en geniş izohips eğrisi, en yüksek yeri en dar izohips eğrisi gösterir.( Yükseltisi en az olan en dışta, yükseltisi en fazla olan en içtedir.)

7.Her izohips eğrisi kendisinden daha yüksek bir izohipsi çevreler. Çukur alanlarda bunun tam tersi oluşur.

8.Birbirini çevrelemeyen iki komşu izohipsin yükseltileri aynıdır.

9.İzohips çizgisi üzerinde olmayan bir noktanın yükseltisi kesin biçimde tespit edilemez.

10.Aynı izohips üzerinde bulunan bütün noktaların yükseltileri birbirine eşittir.

11.İzohipslerin sıklaştığı yerler eğimin arttığı, seyrekleştiği yerler ise eğimin azaldığı yerleri gösterir.

12.Dağ dorukları(zirve) nokta ile gösterilir.

13.İzohipsler yeryüzü şekillerinin kuşbakışı görünümünü belirler.

14.İzohipsleri dik olarak kesen çizgiler ( ______ )daimi akarsuları gösterir. Kesik çizgiler ise    (- – – – – – -)mevsimlik akarsuları gösterir. Akarsu vadileri yükseltinin arttığı yöne doğru girinti oluşturur.

15.İzohipslerin “V” şeklini aldığı yerlerde, oluşan şeklin açık tarafı akarsu akış yönünü gösterir.

DAİMİ AKARSU…………1

HALİÇ………………….……2

BOYUN……………………..4

SIRT……….…………………5

DELTA….……………………6

KAPALI ÇUKUR…..……..8

DORUK (ZİRVE)…..…….11-12

FALEZ OLUŞUMUNA UYGUN ALAN…………………..14

KITA SAHANLIĞININ EN DAR OLDUĞU ALAN….14

DORUK (ZİRVE): Tepe, dağ ve sırtların en yüksek noktasını meydana getirir. Nokta yada üçgen ile gösterilir. Genel olarak yeryüzü şeklinin yükselti değeri bu alana yazılır.

DAĞ: Nispi yüksekliği fazla olan kabarık yeryüzü şekilleridir.

TEPE: Kabarık bir yeryüzü şeklidir. Bir doruk ve bunu çevreleyen yamaçlardan oluşur. Dağdan farkı nispi yükseltisinin daha az olmasıdır.

ÇANAK (ÇUKUR): Merkeze doğru alçalan yamaçları bulunan yüksek kenarlı ve yeryüzü şeklidir. Derinlik yönünde ok işareti konularak gösterilir. Çukur alan okun başladığı yerden başlayarak bittiği yere kadar uzanır.

BOYUN: Doruk çizgisinin geçtiği iki tepe arasında kalan ve nispeten alçakta bulunan alana boyun adı verilir. Genelde iki yanında doruk çizgisine dik uzanan vadiler görülür.

SIRT: İki akarsu vadisini birbirinden ayıran ve birbirine ters yönde eğimli yüzeyleri birleştiren yeryüzü şekillerine sırt adı verilir.

YAMAÇ: Yeryüzündeki eğimli yüzeylerdir. Bunlar dağ,tepe,vadi gibi şekillerin ana unsuru olan ve eğimi fazla olan yüzeylerdir.

VADİ: Akarsuyun açtığı,sürekli inişli,birbirine bakan iki yamaçtan oluşan bulunan, uzun, doğal oluktur. İzohips eğrileri kaynak tarafına doğru girinti yaparlar.Girinti vadinin şekline göre değişir. Bu alanlarda eğriler sıklaşır ve sayıları artar. Bu alanlar aynı zamanda boğazları meydana getirirler.

TALVEG: Bir vadinin yada akarsu yatağının en derin noktasını meydana getirir. En derin noktalarının birleştirilmesiyle Talveg çizgisi meydana gelir. Harita üzerinde akarsuyu gösteren çizgiye isabet eder.

DELTA: Akarsuyun taşıdığı maddeleri denize yada göle ulaştığı yerde biriktirmesi ile oluşan yeryüzü şeklidir. Akarsuların delta oluşturdukları yerlerde, izohipsler deniz veya göl yüzeyine doğru çıkıntı yaparlar.

FALEZ (Yalıyar): Dalgaların kıyıları aşındırması sonucunda meydana gelen çökme ile oluşan dik kıyı biçimidir. Diğer dik kıyılardan ayrıldığı nokta oldukça kayalık görünüme sahip olmalarıdır.

ŞEV: Farklı yükseklikteki iki dikliği birleştiren az eğimli yamaçlardır.

BİRİKİNTİ KONİSİ: Dış kuvvetlerin çeşitli malzemeleri aşındırarak taşıyıp, eğimin azaldığı yerlerde biriktirmesi ile oluşur. Bunlar yarım koni şeklindedir.

PLAN  VE  KROKİ

PLAN: Bir yerin kuşbakışı görünümünün belli bir oranda küçültülerek bir düzleme aktarılmasıdır. Planlar büyük ölçekli haritalardır. Küçültme oranı en az,en dar alanı gösteren ve ayrıntısı en fazla olan haritalardır.

KROKİ: Herhangi bir yerin kuşbakışı görünümünün ölçeksiz olarak bir düzlem üzerine aktarılmasıdır. Bunlar herhangi bir ölçek kullanılmadan kabataslak olarak çizilirler.

PLAN VE KROKİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

1.Kuş bakışı olarak çizilmeleri

2.Belli bir düzleme aktarılmaları

PLAN VE KROKİNİN FARKLILIKLARI:

1.Planlar belli oranlarda küçültülerek ölçekli çizilirler

2.Krokiler ölçeksiz olarak yapılan kabataslak çizimlerdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Sitenin Tamamına Ulaşmak İçin Normal Görünümü Tıklayınız